Leonardo da Vinci VETPRO Projesi Tamamlandı

Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Leonardo da Vinci VETPRO Projesi hareketlilik programı başarı ile tamamlandı.

Ege Üniversitesi Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü tarafından yürütülen, “Avrupa Tek Acil Çağrı Numarası (112) Uygulamasının (ATAÇNU) Paramedik ve Acil Çağrı Merkezi İletişimine Etkilerinin İncelenmesi” başlıklı Leonardo da Vinci VETPRO Projesi hareketlilik programı 13-20 Temmuz 2014 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.

Johanniter-Akademie Bildungsinstitut (Hannover- Almanya) kuruluşunun ev sahibi kuruluş olarak yer aldığı projede; Ege Üniversitesi Atattürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Resüsitasyon Derneği, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Delta Grup Eğitim ve Danışmanlık AŞ’den toplam 10 katılımcı yer almıştır. 

Hastane öncesi acil sağlık personelinin eğitim alanlarının ve yöntemlerinin değerlendirilmesi ve acil çağrı sistemi ile ilgili teknik ziyaretlerin gerçekleştirilmesinin amaçlandığı projede, aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir.

  • Almanya ve Türkiye hastane öncesi acil bakım personelinin eğitimi değerlendirildiğinde, eğitim programlarında ve yöntemlerinde bir farklılık görülmemektedir. Ancak uygulama alanlarında ve eğitim ekipmanlarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Türkiye’de çok sayıda altyapısı ve eğitim kadrosu yeterli olmadan acılan paramedik okulu, insan hayatı açısından son derece önemli olan hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin organizasyonunda ve sunumunda kalitenin ve etkinliğin sağlanması açısından risk oluşturmaktadır. 
  • Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Almanya’da da paramediklerin eğitim seviyelerinin arttırılması, buna bağlı olarak da rol ve sorumluluklarının arttırılmasına yönelik çalışmalar bulunmaktadır. Ülkemizde de paramedik okullarının dört yıllık lisans seviyesine çıkarılmasına yönelik çalışmalar bulunmaktadır.  Ancak Almanya’da çalışmalar hastane öncesi acil sağlık sistemine entegre bir şekilde, ihtiyaçlarda dikkate alınarak ve öncelikle sistemde görev yapan personelin eğitim seviyesi arttırılarak yürütülmektedir.
  • ATAÇNU uygulaması Almanya’da, bizim ülkemizden farklı olarak, itfaiye ve ambulans hizmetleri için tek bir acil çarı merkezinin oluşturulması, polis hizmetleri içinse ayrı bir acil çağrı merkezinin oluşturulması şeklinde olmuştur. Bu uygulama, bizim ülkemizde birbirinden farklı organizasyonlar olan polis hizmetleri ile diğer hizmetler (ambulans-itfaiye) arasında yaşanan sorunların çözümünde, bizim ülkemizin acil çağrı sistemine yol gösterici olabilir.
  • Acil çağrı sistemi açısından Almanya’da uygulanmakta olan tek kademeli “dispatch” sisteminin, hizmetin veriliş hızını artırdığı aşikardır. Ancak bizim ülkemizde ki mevcut yapılanmada, asılsız ihbarlar ve yanlış aramalarla mücadele edilmeden tek kademeli “dispatch” sistemine geçilmesi oldukça zor görülmektedir. Almanya’da asılsız ihbar ve yanlış aramalarla mücadelede en önemli uygulama, halka yönelik bilinçlendirme eğitimleri olarak dikkat çekmektedir.
  • Almanya hastane öncesi acil sağlık sisteminde halka yönelik olarak yapılan eğitimler ve gönüllülük uygulamaları, kitlesel olaylara karşı toplumsal direncin arttırılmasına katkı sağlamaktadır. Bu uygulamalar bizim ülkemiz içinde örnek olabilecek niteliktedir.
  • Almanya hastane öncesi acil sağlık sisteminde bizim ülkemizden farklı olarak on-line medikal direktör uygulaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla iki sistemde de paramedik ve acil çağrı merkezi iletişimi birbirinden farklıdır.  Almanya’da ki sistemde hastane öncesi acil sağlık ekiplerinin, acil olaya yönlendirilmesi ve olay hakkında ki bilgilerin ekibe aktarılması, sonrasında ekibin gerekli gördüğü durumlarda olay yerine doktor talep etmesi şeklinde devam ederken, bizim ülkemizde, paramedikler acil çağrı merkezlerinden gerekli durumlarda, on-line medikal direktörlük talep etmektedirler.